| |
|
Bir
Kızılderilinin adı gibi... Oysa Antik Yunan'da marmaros
diye adlandırılan,dilimize dönüşmüş haliyle mermerin anlamı
parlayan taş... Gözalıcı parlaklığının altındaki damarları,yüzyıllardır
yaşadığının, dahası, sonsuzluğun sembolü...
Çocukluğumuzdan hatırlarız; eğreti çizilmiş seksek halkalarına
fırlatmak üzere bulunan bir mermer kırığı,derme çatma oyunlarımızın
özenle saklanması gereken en değerli parçasıydı belki de...
Kırıklarına vuran güneşle bir renk ve pırıltı cümbüşü yaratır,
az kalsın, sihirli olduğuna, katmanları arasında bir mucize
barındırdığına inandırırdı.
Sonra Sonra büyüdük.Tarih öğrendik,sanat sızdı yaşamımıza...
Mermerin heykeldeki,mimarideki yerinin farkına vardık.Ondan
oluşan eserler karşısında daha bir büyülendik. Anladık ki
geçmişi çok eskiye dayanan,çok özel,gücü ve mağrur bir duruşu
çağrıştıran değerli bir taş mermer...
XVII. yüzyılda, Moğol imparatoru Şah Cihan'ın, çok sevdiği
karısına armağan olarak, Hindistan, Agra'da inşa ettirdiği
anıt mezar, başka bir deyişle dünyanın sayılı ve muhteşem
mücevherlerinden Tac Mahal, beyaz mermerden yapılmıştı.Aynı
materyal,günümüzde de yapı malzemesi olarak ve endüstriyel
malzeme olarak kullanılıyor.Bulunduğu her yerde,ihtişamını
koruyarak...
Bu da küçük bir bilgi olarak bulunsun sayfamızda;Proconnesus,
Marmara denizindeki Maramara adasının antik adı.Ada ve deniz
bu adı, adanın barındırdığı zengin beyaz mermer yataklarından
alıyor...
Ana malzemesi mermer olan Şimşek Dört Mermer,bu tarihi ve
özel taşı, yaşamınıza değer katmak üzere sunuyor.Tüm rafine
zevk sahipleri için...Tüm ihtişamıyla... |